Siz satarsanız cazibesi olmaz, biz satarsak alıcısı çok olur.

“Click Through, Impression, Cost Per Click veya Conversion Rate.” Eğer gayrimenkulünüzü yalnızca sahibinden.com ya da benzeri sitelerde yayınlayarak satabileceğinize inanıyorsanız bu terimleri bilmeseniz de olur. Tıklanma, Gösterim, Tıklama Başı Maliyet ve Dönüşüm Oranı. Profesyonel acenteler mülkünüzü listelerken bu terimleri aktif şekilde kullanıyor. Terimlerin sayısı fazla olsa da kümülatif olarak tek bir anlam ifade ediyor. O da Dijital Pazarlama…

2021 yılında dijital dönüşümün katlanarak arttığı bu günlerde, hâlâ klasik satış politikalarında ısrar eden mülk sahipleriyle karşılaşmak mümkün. İlginç olan şu ki; “Alo” demek için kullandıkları telefonun işletim sistemini takip ediyor, daima güncel tutuyorlar. Konu gayrimenkul satışına geldiğinde, “Biz emlakçıyla çalışmıyoruz ya da emlakçıya vermiyoruz” diyerek ortamdan hızlıca uzaklaşıyorlar.

Bir sebebi yok, yine de çalışmıyoruz.

Herhangi bir sebebi yok ama çalışmıyoruz. Özel bir sebebi yoksa niçin çalışmıyorsunuz? sorusuna aldığım en samimi yanıt. Tabi, biraz zorlayınca çıkıyor asıl sebebi. Önceki yaşanmış kötü deneyimler ve yakın çevreden aldıkları sakın emlakçıya verme tavsiyeleri…  

Gayrimenkulünüzün satışında çevrimiçi listeleme büyük önem taşır. Listelemeden kastettiğim birkaç emlak portalı ya da emlak sitesi değil. Aslında en kapsamlısı. Yani, hedef kitlesi doğru belirlenmiş. Demografik ve bölge seçimi uygun şekilde işaretlenmiş. Mülkle ilgilenebilecek potansiyel alıcılara, hem gösterim hem reklam türünden listelemeler. Eğer satış hunisinin ne anlama geldiğini bilmiyorsanız araştırmanızı öneririm. Yok biliyor ancak ikna olmadıysanız “Sales Funnel” olarak birde İngilizcesini okuyun. Satış hunisi, bir satışın hızlı gerçekleşebilmesi için, mümkün olan daha fazla alıcı adayına ulaşmanızı gerektirir. Böyle bir durumda potansiyel alıcı sayısı yükseldikçe, görüş ve taleplerde artış gözlemleyebilirsiniz. Gayrimenkulünüzün satış süresi çok zaman almayacaktır.

Farklı kaynaklarda farklı mülkler bulmak mümkün.

Takip ettiğiniz birkaç sitede, aradığınız gayrimenkul bulunmuyorsa almaktan vazgeçer miydiniz? Elbette hayır. Böyle zamanlarda alıcılar, farklı site ve kaynakları tercih ediyor. Bazen sosyal medya, bazen ise internet aramaları öne çıkıyor. Buralarda yer almak ise ancak profesyonel acente desteğiyle mümkün. Eğer nasıl yapıldığını merak ediyorsanız, önce internet reklam maliyetlerini araştırmanızı öneririm. Bir mülkün doğru hedef kitleye ya da potansiyel alıcılara ulaşabilmesi için, 185,00 – 250,00 TRY günlük reklam bütçesi ayrılmalıdır. Daha düşük bütçeler ise az daha ulaşıyorduk tadında kalır… Ortalama haftalık maliyetler ise 900,00 – 1.750,00 TRY aralığında hesaplanabilir. Farklı kaynaklarda mülkü listelemeyi mantıklı buluyor ancak bütçelerin yüksek olduğunu mu düşünüyorsunuz? İyi haber, gayrimenkul satış yetkisi, tam (90 gün) 3 ay. Bir gayrimenkul acentesiyle çalıştığınızda üç aylık sürede bu masraflardan kurtulabilirsiniz. Üstelik mülkünüzle ilgilenenlerin, gerçekten alıcı olup olmadıklarıyla da ilgilenmenize gerek kalmaz. Çünkü, profesyonel bir “emlak ofisi” üstün müzakere becerilerine sahip, tecrübeli danışmanlarla hareket eder. Alıcının ciddi mi, yoksa ciddiyetsiz mi olduğunu hemen anlayabilir.  

Ya gayrimenkul ofisi reklam vermeyi bilmiyorsa veya biliyor, hiç vermiyorsa?

Bilmemek değil, öğrenmemek ayıp diyemeyeceğim. Profesyonel hizmet kapsamında alınan ödemeler, profesyonel şekilde destek vermeyi gerektirir. Mülk sahiplerinin gayrimenkul satışında yetki verip vermeme konusunda yaşadıkları kaygıyı, çok doğru buluyorum. Doğru gayrimenkul danışmanı ya da acenteyi seçmek hiç kolay değil. “Merhaba, ben emlak danışmanı…” başlıklı yazımı okuyarak, doğru seçimler yapmanızda yardımcı olacak birkaç bilgiye ulaşabilirsiniz. Ve bir hatırlatma; Bir acenteyi yetkilendirmenize rağmen hizmet alamıyorsanız, daima fesih hakkınız bulunmaktadır. Bu hakkınızı hangi koşullarda kullanabileceğinizi, gayrimenkul satış yetki belgesi üzerinde bulabilirsiniz.

Gerçekten cazip mi?

Gayrimenkul satış yetkisi vermeyenlerin büyük bir kısmı, biz satarsak cazibesi çok olur diye düşünüyor. Çünkü; bölge m2 değer analizi, stoktaki satılık diğer mülkler, gelecek yıllardaki değer artışı, kira ve amortisman endeksi. Bunların hiçbirisi önemli değil, en önemlisi sahibinden satılık olması. Gayrimenkulün sahibi tarafından satılması, gerçekten cazibe yaratıyor mu? Araba alırken yanında usta götüren alıcılar, ev alırken beraberinde ekspertiz mi götürüyor? Doğru bildiniz. Hiç vakit kaybetmeden emlak ofisinin yolunu tutuyor… Bu yazıyla ilgili tüm yorum ve düşüncelerinizi, yazı altında bulunan kısma yazabilirsiniz.

Bu yazı M. Sami Vadet tarafından 18 Ekim 2021 tarihinde yazılmıştır.

1 comment

  1. […] hiç olmayan cazibesine inanıyor. Eğer aranızda hala böyle düşünen birileri varsa; “Siz satarsanız cazibesi olmaz, biz satarsak alıcısı çok olur” yazımı okumaya davet ediyorum. Bir mülkün sahibi tarafından satılması hiçbir cazibe […]

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

 

 / 

Select menu by going to Admin > Appearance > Menus

Sign in

Send Message

My favorites