Çalışmak istemediği emlak danışmanı siz olabilir misiniz?

Emlakçılarla çalışmak istemiyor. Aslında çalışmak istemediği emlakçı siz olabilir misiniz? Düşününce insanın aklına kurt düşüyor. Mülk sahipleriyle yapılan görüşmeler, kısa sürede sonuçlanıyor. Özet; emlakçılarla çalışmak istemiyor.

Mutlaka, emlakçıyla çalışmak istemeyen bir mülk sahibinin, bir başka emlakçıya pazarlama yetkisi verdiğini görmüşsünüzdür. Yaşanan bu durum; verilen olumsuz yanıtın emlak sektörüne değil, yalnızca iletişime geçilen danışmana olduğunu gösteriyor. Demek ki ikna etmekte problem var. Ya da mülk sahibinin güvenini bir türlü kazanamıyorsunuz. Her şeyin özeti doğal olmak. Yeterli mi? Elbette hayır. İşte, portföy ziyaretlerinde güven kazanabileceğiniz bazı bilgi ve ipuçları…

Yerel bölgelerde danışmanlık yapın.

Ortaköy’de bulunan bir gayrimenkul danışmanı Şile’ye portföy ziyaretine gidiyor. İster istemez insanın aklına geliyor, Anadolu yakasında hiç mi kalmadı gayrimenkul danışmanı? Ya da Bostancı’da bulunan bir gayrimenkul danışmanı, Beylikdüzü’nde ev satışı yapmaya çalışıyor. Trafik yoğunluğunun %75’leri bulduğu dönemde bir yerden bir yere gitmek hiç kolay olmuyor. Unutmayın, pazarlama yetkisi istediğiniz mülk sahipleri de sizinle aynı şehirde yaşıyor. Görüş ve ziyaretlerde sunacağınız servisler, satış ve pazarlamaya etki ettiğinden karar vermekte zorluk yaşanıyor. Taleplerinize en fazla olumlu yanıtı yerel bölgenizde alabilirsiniz. Bölgeyi iyi tanımak ve bölgede mülk satın almayı düşünenlerle temasta olmak, mülk sahipleri karşısında pazarlama gücünüzü arttıracaktır.

Doğru fiyat, doğru sonuç doğurur.

Mülk alıyor ancak satamıyorsunuz. Sektöre yeni giriş yapan pek çok emlak danışmanı, hatalı fiyatlarla portföy yetkisi alıyor. Almakla da kalmıyor sunum ve pazarlama yapıyor. Sonuçta mülk satılmıyor. Günün sonunda zarar yazıyor, yine cepten gidiyor. Gayrimenkul sektöründe alt, piyasa ve üst olarak (3) üç farklı fiyat politikası öne çıkıyor. Mülkünü en üst düzeyde fiyatlayanların durumu, “satılsa da olur satılmasa da…” Piyasaya bağlı kalan satıcılar ise ortalama 45-55 gün aralığında mülkünü satıyor. Burada önemli kısım, piyasayı izleyen mülk sahiplerinin yeterli zamanının olması. Ve alt düzeyde fiyatlama yapan mülk sahipleri… Hemen satmak istiyor, vakti yok. Beklemek için hiç zamanı olmayan mülk sahipleri, hızlı ama olabildiğince yüksek fiyata mülkünü satmayı amaçlıyor. Özetlemek gerekirse, asla bir mülke değerinden yüksek fiyat sunmayın. Piyasaya hâkim mülk sahipleri, sunduğunuz fiyat karşısında oyalanmak istemeyecek ve sizinle çalışmayı kabul etmeyecektir.

 Emsalsiz pazarlama yapın.

“Emsalsiz mülkleri” (Bir benzeri daha olmayan, eşi benzeri bulunmayan, çok değerli, çok güzel ve eşsiz.) farklı sitelerde pek çok kez görmüşsünüzdür. Mülk emsalsiz olsa da pazarlama tek düze olunca satış bir türlü gerçekleşmiyor. Mülk sahipleriyle görüşen emlak danışmanları pazarlama planından bahsediyor. Toplasak 10-12 satır yazıyı geçmiyor. Bunu okuyan ise hiç ikna olmuyor. Tam da bu sebeple işin biraz detayına girmek gerekiyor. Bir mülkün yetkisini almak istiyorsanız, bu mülkü nerelerde listeleyeceğinizi belirleyin. Belirlemekle kalmayıp mülk sahibiyle paylaşın. Çevrimiçi listelemenin önem kazandığı bu dönemde, gerçek ve reel veriler sunarak mülk sahiplerini ikna edebilirsiniz. Ve gerekiyorsa evet. Mülkün pazarlaması için belirlediğiniz reklam bütçesini de mülk sahibiyle paylaşmanızda hiçbir zarar yok. Gayrimenkulü değil, pazarlamayı emsalsiz kılın.

Fotoğrafı siz oluşturun.

Fotoğraflar çok güzel ben bunları kullanırım yerine, tabi; yeniden çekilmesi gerekiyor. Fotoğraf satışın yarısını oluşturur. Mülkü satışı ve pazarlamasında emlak fotoğrafçılığı büyük önem taşır. Tercihiniz gayrimenkul danışmanı olmak ise, önce “emlak fotoğrafçılığı” hakkında bilgiler edinin. Pazarlamasını yaptığınız mülkü, bulduğunuz iskemle yahut sehpa üzerine çıkıp fotoğraflamaya çalışıyorsanız hatalısınızdır. Özgün ve benzersiz şekilde fotoğraflayın. Mülkle ilgili pazarlama yaparken, herhangi bir detayı gizlemeye ihtiyaç duymayın. Görüş ve ziyaretler fotoğrafların fazlasını sunar. Kendinizi boşa yormayın. Emin olmak için, fotoğrafı siz oluşturun. Siz yayımlayın…

Taahhütlerinizi mülkün giriş kapısında bırakın.

Pek çok emlak danışmanı taahhüt verirken hataya düşer. Güven vermek ister ancak güvensizlik yaratır. Pazarlamakta olduğunuz mülkü siz satın almayacaksanız, satış süresini bilemezsiniz. Ortalama süreler verilse de “ben burayı şu kadar günde veririm, bu kadar güne kalmaz satılır” gibi taahhütlerde bulunmak son derece iticidir. Eğer tutmaz ise, yine üzülen siz olursunuz.

Bir mülkün pazarlamasını doğru şekilde yapmak, bölge ve piyasa bilgisine sahip olmanızı gerektirir. Sahip olduğunuz bilgi ve deneyim, mülk sahibinin vereceği kararı olumlu/olumsuz kılar. Siz doğal olun, pazarlamaya yönelik kurguladığınız çalışmayı paylaşın. Gerisini mülk sahibine bırakın…

Bu yazı M. Sami Vadet tarafından 30 Ekim 2021 tarihinde yazılmıştır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

 

 / 

Select menu by going to Admin > Appearance > Menus

Sign in

Send Message

My favorites